deniz yolunu kullanmak gerekiyor böyle zamanlarda. arada deniz var. denizin ortasında kalmıyor yarra hasbelkader. mümkün olduğunca boşa kürek çeken vapur izleri taşıyan, bizleri oradan oraya sürükleyen dalgalara algılarımı hediye ediyorum. lakin içi rus dışı fıstık çıkıyor.
iskele önleri genelde mühendislik hatası ürünlerdir. eh onun üzerinde duranı da saçmalatıyor haliylen. hele üsküdar'a gideriğiken ki yok mu...tam bir "frodo'nun yüzüğü yok etmeden hemen önceki ego mastürbasyonu yaptığı yüzüğü parmağa geçirip bay sam'i siklememe hali huduratı" gibi. hudurat diye bir sözcük olmayabilir bu arada.
çalgıda seçicilik yapıyorum keyfimce. göt benim baş benim taş benim. defol diyenlere de tavsiyem var çalgıda seçicilik yapın. tef'ol anlayın. tef çalın. götü başı ayrı oynar karşıdakinin. ve uzun zamandır söylemek istediğim şey: polinooommmhhh...<3 *
*: matematik aşkına döndüm şaşkına, sordum taşkın'a ne çıkar bahtıma. dedi kalmadı yarra.
beni sizler yarattınız. ben de sizi yarattım. tanrı ise sizi yarattı. ben de sizi yarattım. kıpskıpskıps ;)) öpüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder