mutluluk(8)
hemen yanılmayalım. mutluluk'u sekiz olarak kötü bir kılıfa sahip gibi görüp onu terk edenler çok fazladır. oysa ben onların yanlış baktığını iddia ediyorum. ve mutluluğun sekiz olmasını sebeplere bağlıyorum çünkü totaliter olmayın lan itler. sekiz kötülüğün timsalidir, dokuz ise her şeydir. en basitinden benim için öyle. neyse, sevgili ruh pastalarım mutluluk sekiz idir. çünkü o her yerde emek vermenin iyi olduğundan bahseden dingiller mutluluğun size vermek istediğ imesajı görmezden gelirsiniz. tüketici olduğunuzdan kuzucuklarım ben araştırdım sordum ondanmış. gülüp geçmek ile gülmeyi baklava kası çıkartma antrenmanına dönüştürmenin farkını bilmek belki herkes tarafından gerçekleştirilen bir eylem değil bilen bilir. böyleyken böyledir. konuya hemen dalıp bir çıkalım, sorunlu insanların çağında sabunlu insanların arkasında yaşan rakunlu insanlardan olmak istemiyorum. mutlu olmak isterim sanıyorum. hazırcı rakunlu insanlar, duygusal yatırımlarının esiri big mac gibi egosu olan ama her yöne dağılan bir legodan öteye gidemeyen kırmızı meyvelerdir. turunçgil olmak ise çok zahmetli oluyor biliyor musunuz? ama dokuz olduğundan çok mutlu ediyor. mutluluk ise sekiz olarak köprüden önceki son çıkıştır. ya gitmeyip mangal yapıyorsunuz ya da gidip cankan dinliyorsunuz. sonra boku mutluluğa atmamalıdır cankan'ı duyunca e o sekizdi falan. hayır mutluluk gizli özneye sahiptir. u'mutluluktur. bakış açısını değiştirenler görebilirler ormanın içindeki en notasal çiçeğin balta girmemiş otların çalıların dalların malların ardında olduğunu bildiğimize göre, kendi türüm adına utanıyor ve ben umutluluk'u seçiyorum. siz cankan dinleyin. ben daha mangal yapacağım bekliyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder