yeni kahvaltıcılar
bal kaymak filan. karaköydeki beşiktaştakine çok benziyor ama eminönü gibi kokuyor ve korkuyor. tatilde olmanın verdiği dayanılmaz rahadlığı yaşayan kimi homo sapiensler var ama ben de dört gün sonra giderim heralde. bugün yıllar sonra arbiyz yedim. rozbif o kıvırcık patatesler beşiktaştakine benziyor. önce adımı yazdırdım sonra kafamı yardırdım kamikaze misali. aklım başıma geldi o sırada. gezegen timsali dönerkene yörüngemden fırladım ve kendimi the incident albüm kapağındaki elin arkasındaki gözün sahibinin beynindeki nöranlarla aynı boyutlarda hisettim. nedir bu biliyor musun? kinder süpris. soul kitchen. yemeklerin hayatta kattığı şey sadece güzelliktir karnımızı bir snickers da doyabilir pek tabii. ama sanat o tabağın ortasında şefin gözlerinin yansımasından öteye gitmez. orada ruha dokunan bir şeyler var göbek yapmıyor bebek de yapmıyor roket hiç yakmıyor fakat dizel daha iyiymiş burdan bi vurduk muydu ayvalık canım. ama en iyisi bisiklet tabi. yıldızlararası seyahat için kapıya yazdırıyormuşum ama öyle sıraya gir kapıya ulaş yazdır yalan. geceyi bekliyorum bütün hepsi gözüküyor uzak ya da yakın ne varki hem. birileri korktu kaçtı. tavuklar sadece ızgara güzeldir. kızartmayın onları. bu laflar boy boy girsin sana radioacitve toy. marulun üzerindeki tuzuz ve az buzlu sek bir radyo programından öteye gidemiyoruz. tesla seni kutsasın ve darwin sizi korusun. layıkıyla yapılan her edim bir sonraki eleştirinin sebzeleri oluyor onları güzel bir tavuğun garnitürü yapmak ise bana kalıyor. öpüjükler. billiii jiiin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder